HA GAYRET

Sonbaharda acırız ağaçlara;

Hüzün verir içimize,

Can veren yapraklar

Ulu ağacı birer birer,

Vefasızca terkediyor diye....

Ve yapraksız haliyle o ulu ağaçlar,

Korunmasız, aciz ve bitik görünür gözümüze..

Dökülen yaprakları gördükçe

Burulur yüreğimiz,

Üzülürüz gizlice...

Sanki ağacı terkeden yapraklar

Çok candan sanıp da terkedildiğimiz

Dostları hatırlatır bize...

Ve her ihanette,her terkedilişde

Nasıl yıkılmışsak,

Nasıl herşey bitti sanmışsak,

O yapraksız ağaçlar da

Yıkılmıştır, tükenmiştir, ölmüştür bizce...

Bize acınmadığını hatırlarcasına

Kalbimiz buruk acırız ağaçlara,

Kin duyarız, kızarız,

Ağacı terkeden yapraklara bilinçsizce...

Oysa ki,

Sonbahardan daha kötü şartlara,

Kara, soğuğa, karakışa bile

Direnir ağaç,

Yapraksız da yaşar, bilenir, güçlenir,

Bahara hazırlanır gizlice...

Ve baharın ilk demleriyle,

Bize inat, doğaya inat,

Tomurcuk açar, kendince haykırır gücünü,

Yaşama azmini,

Ve tekrar yapraklanır bahar gelince...

 

NE MUTLUDUR O İNSAN Kİ;

Yapraklar gibi terkederken  dostları

Birer, birer...

Yıkılmaz, sarsılmaz, tükenmez.

Kışa hazırdır daima;

UMUTLA BAHARI BEKLER!!!

                                                    Taner ERDEM - 20.12.1996